19 Eylül 2008 Cuma


Efenim hayatta her zaman mesafeyi korumak lazım ben bunu anladım bunu bilir bunu söylerim he diyceniz ne demek şöyle anlatayım....
Geçen kadıköyde arkadaşalarla gezeken muhabbet sohbet akşam üstü havada böyle güzel mayhoş falan hafiftende esiyor oh mis.. ama nedense bende böyle bi hararet sıcaklık sağdan soldan geliyolar diye hissederken bi anda saygıdeğer arkadaşlarımla kendimi cuma namazında saf tutar misali yürüdüğümüzü farkkettim
Nedir nedendir bizi bu kadar birbirine yakın tutan şey..? neden konuşurken illa birbirimize temas etmeliyiz bana bişey söylerken koluma dokunmazsan anlamıyormuyum beni kolumda kaydet tuşumu var.

Onlar farkında değillerdi bile onlardaki tek hararet konunun hararetiydi ki hararet lafını kullandıkça bile burada bana hararet basıyo bak hatta bi an için tiksindim bu laftan
koskoca yol ama biz birbirimize kenetlenmiştik...

O an aklıma orta okulda lisede benden eğitimi hocalarımızın bize öğrettiği sıraya girerken gösterdiği mesafe koyma yöntemleri geldi hani elimizi belimize koyarak dirseğimizle mesafe alırız ya işte ...bende her iki tarafada aynı şeyi yaptım ikiside bana dönüp *hayırdır iyimisin bakışları attılar*bende onlara;
-eh mesafeyi koruyalım dimi...dedim 3 saniye süren anlamsız bakışların ardından(kısa demeyin aynada bi deneyin)muhabbete devam ettiler
Bende indiğimiz yokuşun geri kalanını daha ferah bir şekilde geçirdim ve anladım ki hayatta her zaman mesafeyi korumak lazım...saygılar

Hiç yorum yok: