o değilde noktadır virgül dür hak getire
alerjim var galiba
yada cahillik
. , ; ... " ^^
22 Ekim 2008 Çarşamba
9 Ekim 2008 Perşembe
Bu bahar aşka hazır
her yağış bir başka kalkışmaya gönüllü
ve kim neye erse bu geçişte
bir tomurcuk bir gözyaşı mutluluk işte
her bahar arifesinde korkulu bir kimsesiz gecenin
aklım elim yüreğim kirişte hep biraz korku biraz yalan telefon
seslerinde . . . . .
ya yine boş koridor ıslaklığıysa ve beton efesi
bütün fakir çocukluklarda . . . .
ama herşey sırasını beklerken
mukaddes bir kuytuda
senden umut kesenin hüzün kesesinde bir yavru
herhangi bir anne kadar kanguru
işte bahar işte sevda işte tomurcuk bir bakıma
ağzım mavi ıslaklığının uçurumunda
rüyayla gerçeğin arafında
hep iyinin aşkın tarafında
ve
değmediğim yerin kalmayıncaya
bu bahar sonsuza tomurcuklanmaya
ben sana sen çatlak bir anadoluyu kucaklamaya
bu bahar aşk için hazır
hazır vazgeçmeye
adının bile baş harflerinden
kayıtsız bir sarhoşluğun her gün erkenden sabah oluşundan
her şeyi biraz şakalaştıran bakışından
şakadan başka izahı olmayan bu kalp ağrısından
ve
bahanesi bir yürek
bir et
bir bedenin içine girmek !
hazır bu bahar
akılsız ! bir yeşermenin şahane hasadına
hazır nur topu bir yaşama sevincini kundaklamaya . . . .
unutma baharda çiçek olan
meyvedir yaza . . . .
bu erik tanesi bu şakacı bahar çiçeği
her dem taze kalsa . . .
Yılmaz Erdoğan
ve kim neye erse bu geçişte
bir tomurcuk bir gözyaşı mutluluk işte
her bahar arifesinde korkulu bir kimsesiz gecenin
aklım elim yüreğim kirişte hep biraz korku biraz yalan telefon
seslerinde . . . . .
ya yine boş koridor ıslaklığıysa ve beton efesi
bütün fakir çocukluklarda . . . .
ama herşey sırasını beklerken
mukaddes bir kuytuda
senden umut kesenin hüzün kesesinde bir yavru
herhangi bir anne kadar kanguru
işte bahar işte sevda işte tomurcuk bir bakıma
ağzım mavi ıslaklığının uçurumunda
rüyayla gerçeğin arafında
hep iyinin aşkın tarafında
ve
değmediğim yerin kalmayıncaya
bu bahar sonsuza tomurcuklanmaya
ben sana sen çatlak bir anadoluyu kucaklamaya
bu bahar aşk için hazır
hazır vazgeçmeye
adının bile baş harflerinden
kayıtsız bir sarhoşluğun her gün erkenden sabah oluşundan
her şeyi biraz şakalaştıran bakışından
şakadan başka izahı olmayan bu kalp ağrısından
ve
bahanesi bir yürek
bir et
bir bedenin içine girmek !
hazır bu bahar
akılsız ! bir yeşermenin şahane hasadına
hazır nur topu bir yaşama sevincini kundaklamaya . . . .
unutma baharda çiçek olan
meyvedir yaza . . . .
bu erik tanesi bu şakacı bahar çiçeği
her dem taze kalsa . . .
Yılmaz Erdoğan
5 Ekim 2008 Pazar


Uzun süredir yağmura hasret bünyeler su sesini duyunca kendinden geçti, nicedir kavga edenler suyun verdiği o müzikalle dost oldu kimileri ne yapacağını şaşırdı alışılmadık korunma yöntemleri geliştirdi halbuki 1 ay önce aman çok sıcak aman yanıyoz bir bereket yağmadı diyolardı aha yağdı işte
Barajlara gidipte su yok barajlar kurudu haberleri yapan kanallar şimdi utancından su basan evleri fazla gösteremiyo
Fakat çok seviyorum sonbaharı ,yağmuru seviyorum,suyu seviyorum,akrep burcu?
o vule vu
3 Ekim 2008 Cuma
Gidicek yer bulamıyorum
içimden garip bir ses
al demiri git diyor
içimden garip bir ses sen sonunu bekleme
tez elden al demiri
gün doğarken git diyor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
